12 Haziran 2010 Cumartesi
Ölümü bile kazanmak ...
Narevanya Cumhuriyeti Devlet Başkanı
Anlamlı Sözler &64
"Bırakmıyorum ki, gönülde düşünce olasın, İstemiyorum ki, gözlerde değersiz kalasın; Seni canımda saklıyorum; gözümde gönlümde değil, Tâki son nefesime kadar bana yar olasın...
ŞEMS-İ TEBRİZİ
Anlamlı Sözler &63
Nefsi, yapması gereken bir şeyle, ibâdetle meşgul et! Yoksa o seni yapılmaması gereken bir şeyle, haramlarla meşgul eder.
Hz Mevlana
Büyük Yem (Bait)
Puanım:10/8
Ejder Kapanı
Film ne çok iyi ne de eleştirildiği kadar kötü.Ama filmde çok belli olan eksik bir nokta var.Katili daha ilk cinayette buldum ben.Katili saklamaya hiç çalışmamışlar.Okuduğum yorumlar kadarıyla çok az kişi katili belli olduğunda öğrenmiş.Genellikle bakan kişiler katili başlarda bulmuşlar.Neyse puanım 10/7
11 Haziran 2010 Cuma
Anlamlı Sözler &62
Bilgi büyük insanı alçak gönüllü yapar, normal insanı şaşırtır, küçük insanı ise kibirlendirir.
Hz Mevlana
Anlamlı Sözler &61
Gerçek aşk sevdiğini anınca yanmak,yandıkca sevdireni anmaktır.
Hz. Mevlana
Anlamlı Sözler &60
Soyulduğu halde gülen adam hırsızdan bir şey çalmış demektir.
Shakespeare
Yolculuk
Yolculuk, her zaman düşündüm onu;
İçimde bu azgın davet ne demek?
Oraya, nerdeyse güneşin sonu,
Uçmak, kayıp gitmek, kaçıp dönmemek.
Altımdan kaydırdı bir el minderi;
Herkes yatağında, ben ayaktayım.
Bir gece, rüyada gördüğüm yeri,
Gözlerim yumulu, aramaktayım.
Beni çağırmakta yabancı dostlar;
Bu dostlar ne güzel, dilsiz ve adsız.
Eski evde, şimdi bir başka ev var:
Avlusu karanlık, suları tadsız.
Her akşam, aynı yer, aynı saatte,
Güneşten eşyama düşen bir çubuk;
Yangın varmış gibi yukarı katta,
Arkamdan gel diyor, sessiz ve çabuk!
Başım, artık onu taşımak ne zor!
Başım, günden güne kayıtsız bana.
Dalında bir yaprak gibi dönüyor,
Acı rüzgarların çektiği yana...
Necip Fazıl Kısakürek
24 Ayar Altın Ne Demektir? 22 Ayar Altın İle Farkı Nedir?
Altının kimyadaki saflığı “yüzde” ile, mücevhercilikteki saflığı ise “karat” veya “ayar” terimleriyle ifade edilir. Buna göre 24 ayar (veya karat) altın % 100 saf altını, 22 ayar ise % 91, 6 saf altını ifade etmektedir. 22 ayar altının % 8,4’ü diğer metaller ile tamamlanmıştır. Altına gümüşün ilavesi yeşilimsi, nikel ve platinin ilavesi beyaz, çinkonun ilavesi sarı ve bakır ilavesi de bakır miktarına göre sarıdan kırmızıya kadar değişen renkler kazandırır.
Eğer
O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması
mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
en güzel yerde başlatılsaydı eğer.
Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer
Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.
Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.
O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.
Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.
Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.
Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.
Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.
Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.
Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.
Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.
O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.
O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.
Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.
Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.
Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.
Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.
Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.
Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.
İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eğer.
Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.
Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.
Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
ya canım ellerini tutmak isterse...
Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer.
Can Yücel
Hayat ve Ben - Can Dündar
Önemli olan
Bir gün New-York’ta bir grup iş arkadaşı, yemek molasında dışarıya çıkar. Gruptan biri Kızılderili’dir. Yolda yürürken insan kalabalığı, siren sesleri, yoldaki iş makinelerinin çıkardığı gürültü ve korna sesleri arasında ilerlerken, Kızılderili, kulağına cırcır böceği sesinin geldiğini söyleyerek cırcır aramaya baslar. Arkadaşları, bu kadar gürültünün arasında bu sesi duyamayacağını, kendisinin öyle zannettiğini söyleyip yollarına devam eder. Aralarından bir tanesi inanmasa da, onunla aramaya devam eder. Kızılderili, yolun karşı tarafına doğru yürür, arkadaşı da onu takip eder. Binaların arasındaki bir tutam yeşilliğin arasında gerçekten bir cırcır böceği bulurlar. Arkadaşı, Kızılderili’ye:
“Senin insanüstü güçlerin var. Bu sesi nasıl duydun?” diye sorar.
Kızılderili ise; bu sesi duymak için insanüstü güçlere sahip olmaya gerek olmadığını söyleyerek, arkadaşına kendisini takip etmesini söyler. Kaldırıma geçerler ve Kızılderili cebinden çıkardığı bozuk parayı kaldırımda yuvarlar. Birçok insan, bozuk para sesini duyunca sesin geldiği tarafa bakarak, onun, ceplerinden düşüp düşmediğini kontrol eder. Kızılderili, arkadaşına dönerek;
“Önemli olan, nelere değer verdiğin ve neleri önemsediğindir. Her şeyi ona göre duyar, görür ve hissedersin.” der.
Osmanlı Padişahları Nasıl Öldüler? &6
ÜÇÜNCÜ MUSTAFA
Yüksek tansiyon hastası olan padişah 21 Ocak 1774’te beyin kanamasından öldü.
BİRİNCİ ABDÜLHAMİD
1787-1791 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında, Anapa Kalesi’nin Rusların eline geçtiği haberi üzerine beyin kanaması geçirdi ve bir süre sonra 7 Nisan 1789’da öldü.
İKİNCİ MAHMUD
Osmanlı modernleşmesinin başlatıcısı olan İkinci Mahmud aşırı derecede içki içerdi 28 Haziran 1839’da veremden öldü.
ABDÜLMECİD
Tanzimat dönemini başlatan sultan 25 Haziran 1861’de babası İkinci Mahmud gibi veremden öldü.
BEŞİNCİ MURAD
Tahtta en kısa süre duran Osmanlı padişahıdır Müzmin şeker hastası idi. Bu hastalığın vücudunda meydana getirdiği tahribatın neticesinde 29 Ağustos 1904’de öldü.
İKİNCİ ABDÜLHAMİD
“Kızıl Sultan mı, Ulu Hakan mı” diye (Tabiki Ulu Hakan) Osmanlı tarihinin en çok tartışılan padişahı olan İkinci Abdülhamid, 10 Şubat 1918’de Beylerbeyi Sarayı’nda 76 yaşındayken yakalandığı zatürrenin ilerlemesi sonucu veremden öldü.
BEŞİNCİ MEHMED REŞAD
Müzmin şeker hastası idi Şekerin vücudunda yaptığı tahribat sonucunda 3 temmuz 1918’de öldü.
ALTINCI MEHMED VAHİDEDDİN
Son Osmanlı padişahı olan Vahdettin San- Remo’da 16 MAYIS 1926’da kalp krizinden öldü.
10 Haziran 2010 Perşembe
Merdiven
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak
Sular sarardı yüzün perde perde solmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta
Eğilmiş arza kanar muttasıl kanar güller
Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller
Sular mı yandı neden tunca benziyor mermer
Bu bir lisan-ı hafidir ki ruha dolmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta
Ahmet Haşim
Kelebek
Bu filmi beğenenlerde olur yerden yere vuranlarda.Evet insan bazen yapmadıklarından da suçludur ama insan keşkelerle de yaşıyamaz.Neyse bence eh işte denilecek bir film.
Koleksiyoncu (The Collector)
Konuyu okuyunca zaten filme bakmak istiyeceksiniz zaten.O yüzden kesin bakın gibi laflar etmiyeceğim.Konusu bakımından güzel olan film,oyuncular bakımından da güzel.Film oldukça akıcıydı.Sinema bakılcak film.Seyretmeniz dileğiyle
Puanım:10/8
Develerin Hörgüçlerinde Ne Bulunur?
Genelde develerin görgüçlerinde su olduğu ve uzun yolculuklarında bu suyu kullandıkları söylenir ama doğru değildir. Develerin hörgüçlerinde 30-35 kg kadar yağ bulunur. Yiyecek bulamadıkları zaman bu enerjiyle hareketlerini sağlarlar; ayrıca yağ çöl sıcağına karşı koruma görevi de yapar. Develer suya az gereksinim duyarlar. Burun mukozaları insana göre 100 kat daha büyüktür. Soluk alırken havadaki nemin üçte ikisini kazabilirler. Su kaybını da dokularından kaybederler, kandaki su etkilenmez.
Osmanlı Padişahları Nasıl Öldüler? &5
İKİNCİ AHMED
6 Şubat 1695 yılında kalp yetmezliğinden veya ödemden öldü.
İKİNCİ MUSTAFA
1703’te bir isyan sonucu tahttan indirildi. Bu olayın üzüntüsünü üzerinden atamadan 29 Aralık 1703’te prostat kanserinden öldü.
ÜÇÜNCÜ AHMED
Eğlenceleriyle meşhur Lale Dönemi’nin padişahı olan Üçüncü Ahmed, 1730’da Patrona isyanı sonucu tahttan indirildi. Yıllarca Topkapı Sarayı’nda hapis hayatı yaşadıktan sonra, şeker hastalığının vücudunda meydana getirdiği tahribatın sonucunda 24 Haziran 1736’da öldü.
BİRİNCİ MAHMUD
21 yıl padişahlık yaptıktan sonra, 13 Aralık 1754’te bir Cuma namazı dönüşünde saraya dönerken attan düşüp, beyin kanaması geçirip öldü.
ÜÇÜNCÜ OSMAN
Üç yıllık hükümdarlığını sonunda 1757’de veremden veya mide kanserinden 30 Ekim 1757’de öldü.
9 Haziran 2010 Çarşamba
Gecenin Kanatları
Güzel hoş bir filmdi.Yavuz Bingöl'ün yerine başka biri ve sevişme sahnesini fazla uzatmasalardı daha güzel olabilirdi.Bakılcak bir film.10/6.5
Hapşırırken Göz Kırpmadan Durabilmek Neden İmkansızdır?
Hapşırma esnasında, büyük bir basınçla dışarı hava püskürtüyoruz. Bu basınç, öncelikle çevresel kılcal damarlarımızda olmak üzere, vücudumuzda kendini fazlasıyla hissettiriyor. Başımız ve solunum sistemimiz üzerinde bu denli yüksek bir basınç varken, gözlerimizi kapatmamız da koruyucu bir refleks. Yüz kaslarımızın hemen hepsi, hapşırma esnasında kasılıyor. Gözlerimizin kapanması da, hapşırma anında ortaya çıkan otomatik kas hareketlerinden sadece biri.
Kaynak: Tübitak
Osmanlı Padişahları Nasıl Öldüler? &4
BİRİNCİ AHMED
BİRİNCİ MUSTAFA
Osmanlı tarihinde tek “Deli” padişahı olan Sultan Mustafa 1623’te tahttan indirildikten sonra 20 Ocak 1639’da bir sara nöbeti sırasında öldü.
DÖRDÜNCÜ MURAD
Osmanlı İmparatorluğu’nu eski parlak günlerine döndüren Dördüncü Murad, gençlik döneminde çektiği sıkıntılar ve çevresinin de etkisiyle aşırı derece de içkiye düşkündü. 8 Şubat 1640 gecesi sirozdan öldü.
DÖRDÜNCÜ MEHMED
1687’de tahttan indirildikten sonra dört yıl sonra 4 yıl hapis hayata yaşadı. Yakalandığı zatürrenin ilerlemesi sonucu 6 Ocak 1693’te öldü.
İKİNCİ SÜLEYMAN
40 yıl sarayda hapis hayatı yaşadıktan sonra 1691’de tahta çıktı. Viyana bozgun yıllarında sıkıntılı geçen dört yıllık bir padişahlığın ardından 6 Şubat 1695’te böbrek yetmezliğinden öldü.
Bir Pusu Düzenliyor Herşeyi
Aşk değil bu merhamet
akşamın durmayan atlarından anlıyorum bunu
zaman boşluklarında dönmeyen başımdan
İki sayıklama arasına bir günü sıkıştırıyorum
Biliyorum, aşk değil bu merhamet
sözgelimi bir tramvay özlüyor beni
zihni karışıyor bir ırmağın
denizin çukurlarına saklamak geliyor içimden
bütün çalar saatleri...
Çünkü bir pusu düzenliyor her şeyi
av ve ölüm mevsimlerini
Bense yanımda huysuz bencil bir çocuk
bir ikindi vakti
açık bırakılmış o pencereyi düşlüyorum
Yavaş yavaş ölüyor bütün romantikler
hızla iyileşmiyor aşk yaraları...
Cezmi Ersöz
Osmanlı Padişahları Nasıl Öldüler? &3
1421’de yüksek tansiyon yüzünden beyin kanaması geçirdi ve kısa bir süre sonra öldü.
İKİNCİ MURAD
Şiddetli bir baş ağrısı sebebiyle yatağa düştü ve üç gün sonra 3 Şubat 1451’de öldü. Ölüm sebebi beyin kanaması veya beyindeki bir timördür.
YAVUZ SULTAN SELİM
21 Eylül’ü 1520’yi 22 Eylül’e bağlayan gece kanserden vefat etti.
KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN
1566’da Zigetvar kuşatmasının son günü 6/7 Eylül gecesi beyin kanamasından öldü.
İKİNCİ SELİM
Bir hamam alemi sırasında cariyeleri kovalarken düşüp yaralandı. 1574’te göğüs boşluğunda meydana gelen kanama yüzünden öldü.
ÜÇÜNCÜ MURAD
17 Ocak 1595’te prostat kanserinden öldü.
ÜÇÜNCÜ MEHMED
Bir gün saraya dönerken yolda karşılaştığı bir meczub, “56 gün sonra gelecek kazadan kurtulamazsın Gafil olma padişahım” demişti. Bu olay Üçüncü Mehmed’i derinden etkiledi Padişah yemeden, içmeden kesildi ve 22 Aralık 1603’te kalp krizi geçirerek öldü.
8 Haziran 2010 Salı
Osmanlı Padişahları Nasıl Öldüler? &2
Öldürülen bir diğer Osmanlı padişahı Sultan İbrahim’dir. Sultan İbrahim, 7 Ağustos 1648’de tahttan indirilip, yerine küçük yaştaki oğlu Mehmed geçirilmişti. Ancak tahttan indirilen padişah kapatıldığı yerde on gün kalabildi. Feryatları bütün saray halkını etkiliyordu. Sultan İbrahim’i yeniden tahtta çıkarmak isteyenlerin sayısı artınca, Kösem Sultan ve devlet ileri gelenleri sultanı 18 Ağustos 1648’de boğdurttular.
III.SELİM
Osmanlı tarihinde adı yeniliklerle anılan Sultan Üçüncü Selim, Kabakçı İsyanı’yla Mayıs 1807’de tahttan indirilip, yerine Dördüncü Mustafa geçirilmişti. Sarayda hapsedilen padişahı tekrar tahta çıkarmak için Nizâm-ı Cedit taraftarları Rusçuk’ta örgütlendiler. Alemdâr Mustafa Paşa, bir orduyla İstanbul’a gelerek, Sultan Selim’i tekrar tahta çıkarmaya teşebbüs etti. Ancak tedbirli davranmadığı için Dördüncü Mustafa taraftarları 28 Temmuz 1808’de Üçüncü Selim’i öldürdüler.
IV.MUSTAFA
Üçüncü Selim’i öldürten Dördüncü Mustafa da aynı akıbete uğradı. Askerlerin Dördüncü Mustafa’yı tekrar tahta çıkarmaya teşebbüs etmesi üzerine tahtını emniyete almak isteyen İkinci Mahmud onu 17 Kasım 1808’de boğdurttu .
OSMAN GAZİ
Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu olan Osman Gazi 1326’da kalp yetmezliğinden öldü.
ORHAN GAZİ
82 yaşındayken felç yüzünden 1362’de öldü.
7 Haziran 2010 Pazartesi
Yorumda Bırak
><