Ahmet Haşim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ahmet Haşim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Temmuz 2010 Pazar

Parıltı


Ateş gibi bir nehr akıyordu
Ruhumla o ruhun arasından
Bahsetti derinden ona halim
Aşkın bu onulmaz yarasından.


Vurdukça bu nehrin ona aksi
Kaçtım o bakıştan, o dudaktan
Baktım ona sesizce uzaktan
Vurdukça bu aşkın ona aksi...



Ahmet Haşim


14 Temmuz 2010 Çarşamba

Karanlık

Aşkın bu karanlık gecesinde
Bülbül yine vahşi müterennim
Mecnûn'u terk etti mi Leylâ?
Vahşî sesi firkat sesi sandım.



Aşkın bu karanlık gecesinde,
Hicrânımı duydum, seni andım,
Firkatzede bülbül gibi yandım.



Ahmet Haşim


12 Temmuz 2010 Pazartesi

Havuz


Akşam Yine Toplandı Derinde
Canan gülüyor eski yerinde
Canan ki gündüzleri gelmez
Akşam görünür havuz üzerinde,



Mehtab kemer taze belinde
Üstünde sema gizli bir örtü
Yıldızlar onun güldur elinde...



Ahmet Haşim




11 Temmuz 2010 Pazar

Bülbül


Bir gamlı hazânın seherinde,
Isrâra ne hâcet yine bülbül?



Bil, kalbimizin bahçelerinde,
Cân verdi senin söylediğin gül.



Savrulmada gül şimdi havada,
Gün doğmada bir başka ziyâda.



Ahmet Haşim




Related Posts with Thumbnails

Yorumda Bırak



><