15 Temmuz 2010 Perşembe
23 Haziran 2010 Çarşamba
Ciğerlerimizdeki Havanın Üfleyerek Soğuk, Hohlayarak Sıcak Olarak Dışarı Çıkmasının Nedeni Nedir?
Akciğerlerimizden çıkan hava, zaten vücut sıcaklığına yakındır, yani ılıktır. Havayı üfleyerek dışarı vermeye çalıştığımızda, hava dar bir alandan hızlıca geçer ve türbülans nedeniyle soğur. Bu yüzden üflediğimizde serinlik verir.
Hohlamada ise hava ağzımızın içine yayılır, ağız içi kılcal damarlarında bir miktar ısıtılır ve daha yavaş olarak dışarıya verilir. Bu nedenle de dışarıya sıcak olarak çıkar.
20 Haziran 2010 Pazar
Kar Neden Beyazdır?
İlginç Teoriler &3
ANONIM BIR YASA
Beklenmedik bir yerden gelen para, beklenmedik bir harcamaya gider.(%100 doğru)
MURPHY'NIN ONARIM KONUSUNDAKI YASASI
Ufak bir arizayi gidermeye çalisirken, daha önemli bir arizaya neden olursunuz.
ÖNEMLI INSANLAR KURALI
Büyük hayranlik ve saygi duydugunuz insanlarin derin düsüncelere daldigini gördügünüzde, olasilikla ögle yemeginde ne yiyeceklerini düsünüyorlardir.
YASENEK'IN GÖZLEMI
Öpüsen insanlar birbirlerine o kadar yaklasirlar ki, birbirlerinin hatalarini göremezler.(Doğru olmadığını düşünen var mı?)
ARLEN YASASI
Bir yerden ayrilirken, insanlarin size ne kadar iyi davrandiklarini görmek çok ilginçtir.
19 Haziran 2010 Cumartesi
İlginç Teoriler &2
Mantik, yanlis sonuca özgüveninizi yitirmeden sistematik bir biçimde ulasma yöntemidir.(Hiç katılmıyorum)
GOODWIN'DEN HATIRLATMA
Gözle görülen elestirilmeye mahkumdur.
FULTON'UN YERÇEKIMI YASASI
Düsen bir nesneyi sakin tutmaya çalismayin. Birakin düssün, daha az zarar görecektir.(Bir dahakine deniyecem.)
CAIMPELL YASASI
Ne kadar az is yaparsaniz, isleriniz o kadar yolunda gider.(Çok doğru)
KOVACI'IN YASASI
Telefonda yanlis numara çevirdiginizde, asla mesgul çalmaz.(Aynen öyle)
16 Haziran 2010 Çarşamba
İlginç Teoriler
Birine bir makinenin çalismadigini kanitlamaya çalisirsaniz, makine o anda çalisacaktir.
ANDREW YOUNG YASASI
Eger 100 isadami yasal olmayan bir is yapmaya karar verirlerse, o is yasal olur.
AXWELL'IN ÇIKARDIGI SONUÇ
Eger havayi soluyabiliyor ama suyu içemiyorsaniz geri kalmis bir ülkedesinizdir. Oysa, suyu içebiliyor
ama havayi soluyamiyorsaniz kalkinmis bir ülkedesinizdir
LOFTA'NIN GÖZYASLARI
Hiç kimse sizi kendinizi iyi hissettiginiz zaman terketmez.
FANT YASASI
Bir eliniz dolu iken diger elinizle kilitli bir kapiyi açmak zorunda kaldiginizda, anahtar kesinlikle elinizin dolu oldugu taraftaki cebinizdedir.
12 Haziran 2010 Cumartesi
Ölümü bile kazanmak ...
Narevanya Cumhuriyeti Devlet Başkanı
11 Haziran 2010 Cuma
24 Ayar Altın Ne Demektir? 22 Ayar Altın İle Farkı Nedir?
Altının kimyadaki saflığı “yüzde” ile, mücevhercilikteki saflığı ise “karat” veya “ayar” terimleriyle ifade edilir. Buna göre 24 ayar (veya karat) altın % 100 saf altını, 22 ayar ise % 91, 6 saf altını ifade etmektedir. 22 ayar altının % 8,4’ü diğer metaller ile tamamlanmıştır. Altına gümüşün ilavesi yeşilimsi, nikel ve platinin ilavesi beyaz, çinkonun ilavesi sarı ve bakır ilavesi de bakır miktarına göre sarıdan kırmızıya kadar değişen renkler kazandırır.
Osmanlı Padişahları Nasıl Öldüler? &6
ÜÇÜNCÜ MUSTAFA
Yüksek tansiyon hastası olan padişah 21 Ocak 1774’te beyin kanamasından öldü.
BİRİNCİ ABDÜLHAMİD
1787-1791 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında, Anapa Kalesi’nin Rusların eline geçtiği haberi üzerine beyin kanaması geçirdi ve bir süre sonra 7 Nisan 1789’da öldü.
İKİNCİ MAHMUD
Osmanlı modernleşmesinin başlatıcısı olan İkinci Mahmud aşırı derecede içki içerdi 28 Haziran 1839’da veremden öldü.
ABDÜLMECİD
Tanzimat dönemini başlatan sultan 25 Haziran 1861’de babası İkinci Mahmud gibi veremden öldü.
BEŞİNCİ MURAD
Tahtta en kısa süre duran Osmanlı padişahıdır Müzmin şeker hastası idi. Bu hastalığın vücudunda meydana getirdiği tahribatın neticesinde 29 Ağustos 1904’de öldü.
İKİNCİ ABDÜLHAMİD
“Kızıl Sultan mı, Ulu Hakan mı” diye (Tabiki Ulu Hakan) Osmanlı tarihinin en çok tartışılan padişahı olan İkinci Abdülhamid, 10 Şubat 1918’de Beylerbeyi Sarayı’nda 76 yaşındayken yakalandığı zatürrenin ilerlemesi sonucu veremden öldü.
BEŞİNCİ MEHMED REŞAD
Müzmin şeker hastası idi Şekerin vücudunda yaptığı tahribat sonucunda 3 temmuz 1918’de öldü.
ALTINCI MEHMED VAHİDEDDİN
Son Osmanlı padişahı olan Vahdettin San- Remo’da 16 MAYIS 1926’da kalp krizinden öldü.
10 Haziran 2010 Perşembe
Develerin Hörgüçlerinde Ne Bulunur?
Genelde develerin görgüçlerinde su olduğu ve uzun yolculuklarında bu suyu kullandıkları söylenir ama doğru değildir. Develerin hörgüçlerinde 30-35 kg kadar yağ bulunur. Yiyecek bulamadıkları zaman bu enerjiyle hareketlerini sağlarlar; ayrıca yağ çöl sıcağına karşı koruma görevi de yapar. Develer suya az gereksinim duyarlar. Burun mukozaları insana göre 100 kat daha büyüktür. Soluk alırken havadaki nemin üçte ikisini kazabilirler. Su kaybını da dokularından kaybederler, kandaki su etkilenmez.
Osmanlı Padişahları Nasıl Öldüler? &5
İKİNCİ AHMED
6 Şubat 1695 yılında kalp yetmezliğinden veya ödemden öldü.
İKİNCİ MUSTAFA
1703’te bir isyan sonucu tahttan indirildi. Bu olayın üzüntüsünü üzerinden atamadan 29 Aralık 1703’te prostat kanserinden öldü.
ÜÇÜNCÜ AHMED
Eğlenceleriyle meşhur Lale Dönemi’nin padişahı olan Üçüncü Ahmed, 1730’da Patrona isyanı sonucu tahttan indirildi. Yıllarca Topkapı Sarayı’nda hapis hayatı yaşadıktan sonra, şeker hastalığının vücudunda meydana getirdiği tahribatın sonucunda 24 Haziran 1736’da öldü.
BİRİNCİ MAHMUD
21 yıl padişahlık yaptıktan sonra, 13 Aralık 1754’te bir Cuma namazı dönüşünde saraya dönerken attan düşüp, beyin kanaması geçirip öldü.
ÜÇÜNCÜ OSMAN
Üç yıllık hükümdarlığını sonunda 1757’de veremden veya mide kanserinden 30 Ekim 1757’de öldü.
9 Haziran 2010 Çarşamba
Hapşırırken Göz Kırpmadan Durabilmek Neden İmkansızdır?
Hapşırma esnasında, büyük bir basınçla dışarı hava püskürtüyoruz. Bu basınç, öncelikle çevresel kılcal damarlarımızda olmak üzere, vücudumuzda kendini fazlasıyla hissettiriyor. Başımız ve solunum sistemimiz üzerinde bu denli yüksek bir basınç varken, gözlerimizi kapatmamız da koruyucu bir refleks. Yüz kaslarımızın hemen hepsi, hapşırma esnasında kasılıyor. Gözlerimizin kapanması da, hapşırma anında ortaya çıkan otomatik kas hareketlerinden sadece biri.
Kaynak: Tübitak
Osmanlı Padişahları Nasıl Öldüler? &4
BİRİNCİ AHMED
BİRİNCİ MUSTAFA
Osmanlı tarihinde tek “Deli” padişahı olan Sultan Mustafa 1623’te tahttan indirildikten sonra 20 Ocak 1639’da bir sara nöbeti sırasında öldü.
DÖRDÜNCÜ MURAD
Osmanlı İmparatorluğu’nu eski parlak günlerine döndüren Dördüncü Murad, gençlik döneminde çektiği sıkıntılar ve çevresinin de etkisiyle aşırı derece de içkiye düşkündü. 8 Şubat 1640 gecesi sirozdan öldü.
DÖRDÜNCÜ MEHMED
1687’de tahttan indirildikten sonra dört yıl sonra 4 yıl hapis hayata yaşadı. Yakalandığı zatürrenin ilerlemesi sonucu 6 Ocak 1693’te öldü.
İKİNCİ SÜLEYMAN
40 yıl sarayda hapis hayatı yaşadıktan sonra 1691’de tahta çıktı. Viyana bozgun yıllarında sıkıntılı geçen dört yıllık bir padişahlığın ardından 6 Şubat 1695’te böbrek yetmezliğinden öldü.
Osmanlı Padişahları Nasıl Öldüler? &3
1421’de yüksek tansiyon yüzünden beyin kanaması geçirdi ve kısa bir süre sonra öldü.
İKİNCİ MURAD
Şiddetli bir baş ağrısı sebebiyle yatağa düştü ve üç gün sonra 3 Şubat 1451’de öldü. Ölüm sebebi beyin kanaması veya beyindeki bir timördür.
YAVUZ SULTAN SELİM
21 Eylül’ü 1520’yi 22 Eylül’e bağlayan gece kanserden vefat etti.
KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN
1566’da Zigetvar kuşatmasının son günü 6/7 Eylül gecesi beyin kanamasından öldü.
İKİNCİ SELİM
Bir hamam alemi sırasında cariyeleri kovalarken düşüp yaralandı. 1574’te göğüs boşluğunda meydana gelen kanama yüzünden öldü.
ÜÇÜNCÜ MURAD
17 Ocak 1595’te prostat kanserinden öldü.
ÜÇÜNCÜ MEHMED
Bir gün saraya dönerken yolda karşılaştığı bir meczub, “56 gün sonra gelecek kazadan kurtulamazsın Gafil olma padişahım” demişti. Bu olay Üçüncü Mehmed’i derinden etkiledi Padişah yemeden, içmeden kesildi ve 22 Aralık 1603’te kalp krizi geçirerek öldü.
8 Haziran 2010 Salı
Osmanlı Padişahları Nasıl Öldüler? &2
Öldürülen bir diğer Osmanlı padişahı Sultan İbrahim’dir. Sultan İbrahim, 7 Ağustos 1648’de tahttan indirilip, yerine küçük yaştaki oğlu Mehmed geçirilmişti. Ancak tahttan indirilen padişah kapatıldığı yerde on gün kalabildi. Feryatları bütün saray halkını etkiliyordu. Sultan İbrahim’i yeniden tahtta çıkarmak isteyenlerin sayısı artınca, Kösem Sultan ve devlet ileri gelenleri sultanı 18 Ağustos 1648’de boğdurttular.
III.SELİM
Osmanlı tarihinde adı yeniliklerle anılan Sultan Üçüncü Selim, Kabakçı İsyanı’yla Mayıs 1807’de tahttan indirilip, yerine Dördüncü Mustafa geçirilmişti. Sarayda hapsedilen padişahı tekrar tahta çıkarmak için Nizâm-ı Cedit taraftarları Rusçuk’ta örgütlendiler. Alemdâr Mustafa Paşa, bir orduyla İstanbul’a gelerek, Sultan Selim’i tekrar tahta çıkarmaya teşebbüs etti. Ancak tedbirli davranmadığı için Dördüncü Mustafa taraftarları 28 Temmuz 1808’de Üçüncü Selim’i öldürdüler.
IV.MUSTAFA
Üçüncü Selim’i öldürten Dördüncü Mustafa da aynı akıbete uğradı. Askerlerin Dördüncü Mustafa’yı tekrar tahta çıkarmaya teşebbüs etmesi üzerine tahtını emniyete almak isteyen İkinci Mahmud onu 17 Kasım 1808’de boğdurttu .
OSMAN GAZİ
Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu olan Osman Gazi 1326’da kalp yetmezliğinden öldü.
ORHAN GAZİ
82 yaşındayken felç yüzünden 1362’de öldü.
4 Haziran 2010 Cuma
Osmanlı Padişahları Nasıl Öldüler?
Osmanlı tarihinin en gizemli ölümü Fatih Sultan Mehmed’inkidir. Fatih Sultan Mehmed, Mayıs 1481’de Mısır Memlük devleti üzerine sefere çıktı. Gebze yakınlarında hastalanınca başhekimi Lari müdahale etti, ancak sultanı tedavi edemeyince eski başhekim Yakup Paşa, sultanı iyileştirmekle görevlendirildi. Yakup Paşa, bazı ilaçlar vererek padişahın sancısını azaltmak istedi fakat ilaçların bir faydası olmadı. Fatih kısa bir komadan sonra 31 Mayıs 1481’de Gebze’de Hünkâr Çayırı (Tekfur Çayırı)’nda öldü. Fatih dönemi uzmanı Franz Babinger, sultanın zehirlenerek öldürüldüğünü iddia etti. Bu görüş ilim çevrelerinde günümüze kadar süren tartışmalara sebep oldu. Şehabedin Tekindağ ve başka bilim adamları da sultanın ölümünün eceliyle olduğu, zehirlenmediğini savundular. Bütün araştırmalara rağmen Fatih’in ölümündeki çözülemedi.
SULTAN ABDÜLAZİZ
1861 ile 1876 yılları arasında Osmanlı tahtında bulunan Sultan Abdülaziz de Fatih’ten sonra ölümü en fazla tartışılan padişahtır. Tahttan indirildikten birkaç gün sonra 4 Haziran 1876’da Feriye Sarayı’nda bilekleri kesilmiş bir halde bulunan padişahın tahtan indirilmenin üzüntüsü ile intihar ettiği söylenir. Ancak öldürülmüş olma ihtimali daha kuvvetlidir.
YILDIRIM BEYAZID
En büyük Osmanlı komutanlarından olan Yıldırım Bayezid 1402’de Ankara Muharebesi’nde Timur’a esir düşmüştü. İçine düştüğü durumu hazmedemeyen padişah, yüzüğündeki zehiri içerek 8 Mart 1403’te Akşehir’de intihar etti. Zehirle ölen bir diğer Osmanlı padişahı da aynı ismi taşır. Fatih’in oğlu İkinci Bayezid, Nisan 1512’de askerin isyanı sonucunda oğlu Yavuz Sultan Selim lehine tahttan çekildikten sonra ömrünün kalanının geçireceği Dimetoka’ya doğru yola çıktı, ancak buraya varamadan 21 Mayıs 1512’de yolda öldü. Muhtemelen Yavuz, ileride bir taht kavgasını çıkmasını önlemek için babasını zehirletmişti.
I.MURAT
Birinci Murad harp sahrasında şehit olan tek Osmanlı padişahıdır. 15 Haziran 1389’da Sırplar’ın büyük bir bozguna uğradığı Birinci Kosova Savaşı’nın sonunda, Sırp Kralı Lazar’ın damadı Miloş Obroneviç padişahın huzuruna çıktığı sırada, göğsünde sakladığı hançeri Birinci Murad’a saplayarak sultanı şehid etti.
II.OSMAN
Osmanlı tarihinde bir isyan sonucu öldürülen ilk padişah İkinci Osman’dır. İkinci Osman, çevresindekilerin yanlış yönlendirmesi ve kendisinin de gençliğinin verdiği tecrübesizlikle askerin isyanına sebep oldu. Sadrazam Davud Paşa ve yanındakiler Yedikule’de genç padişahı bir kementle yakalayıp, boğdular. Osmanlı tarihinde ilk defa bir padişah idare ettiği insanlar tarafından öldürülüyordu.
Vapur
Üstad Necip Fazıl vapurla Karaköy'e geçerken, yanına biri yaklaşıp:
"Üstad", diye sormuş "Peygamberlere ne diye gerek duyuldu, biz kendimiz yolumuzu bulabilirdik."
N. Fazıl, okuduğu kitaptan başını kaldırmadan:
"Ne diye vapura bindin ki, yüzerek geçsene karşıya" cevabını vermiş.
3 Haziran 2010 Perşembe
Eskimoların Buzdan Evleri Nasıl Isınır?
Eskimolar adına igloo denen buzdan evler yaparlar. Bu evlerin yalıtımı çok önemlidir. Ana yapıyı oluşturan buz bloklarının arası karla sıvanarak tıkanır. İyi bir igloonun kapısı da yer üstünde olmaz. İçeri girip çıkarken kapının açılıp kapanması içerdeki sıcak havanın dışarı kaçmasına soğuk havanın içeri dolmasına neden olur. Bundan dolayı buzdan bir ev yapılırken önce geçici bir kapı yapılır ve evden içeri girilir. Asıl kapı evin altındaki kar kazılarak yeraltından geçirilen kapıdır. Bu sayede buz evin yalıtımı tamamlanır. Buzdan ev elbette ki bizim ölçülerimizde sıcacık değilse de bu sayede oldukça elverişli bir ısıya gelir.
28 Mayıs 2010 Cuma
Türkçede ki Ay İsimleri Nereden Geliyor?
OCAK: Eski Türkçe'den od(ateş)dan odak/ocak (ateş olan yer ateşlik)
(Kaynak :Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal
Yayınlar,1995,İstanbul)
ŞUBAT: Süryanice'den, şabat/şobat.
(Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul); Sürya...ni dilinden, yılın ikinci ayı, ki yirmi sekiz (artık yıllarda yirmi dokuz) gün
( Kaynak:Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK Yayınları,1965,Ankara)
MART: Latince'den yılın üçüncü ayı.
(Kaynak:Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK Yayınları,1965,Ankara); Latince'den Mars(savaş tanrısı)tan martius (Mars'la ilgili olan,Mars ayı)(Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul)
NİSAN: Süryanice'den, nisanna (kökeni Akad. nisannus)dan
(Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul); Süryanice'den yılının döndürcü ayı.(Kaynak:Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK Yayınları,1965,Ankara)
MAYIS: Latince'den, yılın beşinci ayı.
(Kaynak:Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK Yayınları,1965,Ankara); Latince'den, maius (magnus/büyük, maior/daha büyük, maius)tan mayıs..(Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul)
HAZİRAN: Süryanice'den hazaran/hazuran (sıcak, hazıran)dan haziran.
(Kaynak :Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal
Yayınlar,1995,İstanbul); Süryanice'den.(Kaynak:Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK
Yayınları,1965,Ankara)
TEMMUZ: Sümerce'den dummuzi'den, İbranice'de tammuz (efendi, bey
anlamında).
(Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal
Yayınlar,1995,İstanbul)
AĞUSTOS: Latince'den augustos (Roma İmparatoru Agustos'un adından) tan
ağustos.
(Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal
Yayınlar,1995,İstanbul); Latince'den, yılın otuz bir gün süren sekizinci
ayı.(Kaynak:Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK Yayınları,1965,Ankara)
EYLÜL: Süryahice'den, aylul (eylül)dan, eylül (üzüm ayı). Hint-Avrupa
dillerinde "eylül" ayının karşılığı yedi sayısıdır.
(Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul); Yılın dokuzuncu ayı olup, otuz gün sürer.(Kaynak:Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK
Yayınları,1965,Ankara)
EKİM: Türkçe, tarlaların ekildiği ay.
(Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul)
KASIM: Arapça'dan ayıran, bölen, kısımlayan anlamında.
(Kaynak: Temel Büyük Türkçe Sözlük,Dr.Mehmet Doğan,Bahar Yayınları,1994,İstanbul.)
ARALIK: Türkçe, iki şey arasındaki boşluk.
(Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul)
21 Mayıs 2010 Cuma
Anadolu'da Yaygın Olan Semaverin Anavatanı Neresidir?
Semaverin anavatanı Rusya’dır. Rusya’da asırlarca kullanılmış ve günümüzde de kullanılmakta olan bir âlettir. Osmanlılar devrinde çay, uzun süre kahvelerde semaverlerle pişirilmiş, halk arasında da çok tutulmuştur. Yurdumuzun doğu kısımlarında hâlâ yaygın olarak kullanılırlar.
Yorumda Bırak
><
